2 Kasım 2008

Fars diyarlarına motosikletle...









İran'da Tekerlek İzlerimiz

İran’a gitmeyi insan niye ister?

Gezgince bir düşünce yapısına sahipseniz bu soru anlamını yitiriyor. Bir coğrafya var ise, orayı gezmek, görmek, insanları ile tanışmak, yollarını çiğnemek, kokularını duyup rüzgarını hissetmek güzeldir. Bunları yapmak insanı biraz daha tamamlar.

Peki neden şimdi İran?
Biz, çiçeği burnunda gezginler, zamanında yolumuzu şöyle belirlemiştik: önce yaşadığımız şehir, onun çevresi, sonra daha geniş çevre, sonra Türkiye genel, köşe bucak Türkiye, sonra Türkiye çevresi ve kısmet olursa onun da ötesi. Bitmeyecek bir proje bu ama en azından başlangıç noktası belli: bizim mahalle!

Projemizi yavaş yavaş ilerletiyoruz ancak her aşamasını tamamlamak mümkün olmuyor. Hala Marmara bölgesinde az da olsa girilmedik yol var. Türkiye geneli işe eksiklerle dolu. Yine de dört taraftan sınırlara ulaştık, her bölgeden geçtik ve bunu yavaş yavaş sindirerek yapmaya çalıştık.

devamı için tıklayın...

report in English - AdvRider: Motorcycle Tour in Iran

2 yorum:

Adsız dedi ki...

"İz" de izledim bu gezini, aslında tesadüfen. Benim için programın ilginçliği sadece içinde tanıdığım biri olmasından ibaret olması değildi, kendimin de bir süredir Hayyam'ın ülkesini merak etmemdendi. Senin de dediğin gibi benimkisi de insanın komşularını merak etmesi,ve sanırım biraz da inkar etmeyi pek sevdiğimiz ama aslında orada duran bir gerçeği yani doğulu tarafımızı daha iyi anlama isteği olabilir. Ama en önemlisi "keşif duygusu",bilinmeyeni ve az bilineni.
Svg,
Neşe Çoruh Karuk

Hakan Erman dedi ki...

Merhaba Neşe,
Çarpıcı bir reklam vardı yakın geçmişte. İnsanlar her baktıklarına, dinlediklerine hemen bir etiket yapıştırıyorlardı. Uzun saçlı oğlana "satanist", konuşma yapan aydının ustüne "komunist" etiketi kapıştırıp geçiyorlardı. İşte biz böyle düşünüyoruz. Yargı her zaman bilgiden önce geliyor. Konu İran veya doğu olunca da durum aynı.

Keşfetmek gibisi yok!

Sevgiler
Hakan