17 Ocak 2012

Kazdağı'nda Altın Madenciliği

Para için dağları, ovaları, hayvanları, insanları zehirlemek istiyorlar. Zehirlemek derken abartı yok. Altını ayrıştırmak için kullanılan tonlarca siyanür olduğu gibi bölgede bırakılıyor. Etkisi yüzlerce, belki de binlerce yıl sürecek bir zehirleme etkisi...

Çıkan altının %4'ünü alabilmek için tüm bunlar!

Direnen arkadaşlarımızın mektubu aşağıda:

Merhaba Dostlar,
Tüm Kazdağı bölgesini tehdit altında bırakan Altın Madenciliği faliyetlerini durdurmak için  çabalarımızı, hafta sonu Bayramiç’te yağan kara ve olumsuz yol şartlarına rağmen, büyük bir inanç ve özveriyle yürüttük.
 
Cumartesi Muratlar köyünde kahve çalışmaları sürerken, çağrımıza yanıt verip köyümüze gelen sevgili Alev Çağlar ve Yeniköy ekibinden Özlem Güneri, kadınlar ile ev toplantılar ıdüzenlediler, madenciliğin olumsuz etkilerini anlattılar, sağlık sorunlarını dinlediler  ve köylü kadınlarla dostluklar kurdular..

Pazar günü Çanakkale Çevre Platformu  üyelerinden yaklaşık 50 kişinin katılımı ile Muratlar köyünde bir açık hava paneli düzenledik. Hemen hemen tüm köylümüz  oradaydı,. Çevre köylerden dostlarımız Bahadır ve Ayla, Biga'dan Yaşar ve Sevgi Akar, Erdek'ten Kadir Dadan ve Süleyman abi de bizi yalnız bırakmadı. Bayramiç belediye başkanı ve yardımcısı bizi desteklemeye geldiler ve pilavımıza katıldılar. Her iki köy kahvesinde hazırlanan birer kazan pilavı hep birlikte yerken aynı zamanda gelen hocalarımız ve çevre platformu üyeleri köylüler ile çok anlamlı  sohbetler yaptılar. Açık hava paneline dönüşen etkinlik bir çok köylünün madencilere karşı çıkabilmesi için çok değerliydi.

Altın madenlerinin vereceği zararları daha iyi konuşmak için haftaya, yani 22 ocak tarihinde tüm Çevre platformu, köylülerimiz tarafından tekrar köyümüze davet edildi.
Çan'ın Etili köyünde kurulan pazarda da bildiri dağıtan konvoy, köyümüzden alkışlar ile ayrılırken, biz de konvoya köylülerimizle katılıp Evciler köyündeki panele gittik. Konvoy yol üstündeki tüm köylerde bilgilendirme çalışmaları yaparak, bildirge  dağıtarak akşam Evcilere ulaştı ve orada hep birlikte yenilen yemeğin ardından panel başladı. 1800 nufuslu Evciler köyünde katılım çok yüksek oldu ve hocalarımızın sunduğu konular, projeksiyon görüntüleri ile desteklendi. Panele Bayramiç ilçesinden ve çevre köylerden de katılım oldu.

Haftaya 22 Ocak'ta tekrar köyümüzde panel düzenleyeceğiz. Köylüler bizlerden destek bekliyorlar, karşı çıkarken yanlız olmadıklarını hissetmek istiyorlar. O yüzden bu hafta, mümkünse her akşam toplantı yapmak ve köylülerimizi bilgilendirmek gerekiyor. Ta ki ÇED toplantısına kadar. Bilgilendirme çalışmalarımıza gelebilecek her arkadaşımızı köyümüzde misafir edebiliriz
 
Sonuç olarak Kaz Dağlarında yapılması planlanan Altın  işletmelerine  karşı  ciddi bir köylü muhalefeti başladı diyebiliriz. Muratlar köyünde 24 Ocakta planlanan ÇED toplantısını yaptırmama kararı alındı. Daha önemlisi, yapılan çalışmalar sonucu bu kararı Muratlar köylülerinin çoğu destekledi. 24 Ocakta saat 14'de Muratlar'da madencilik karşıtı bir tavır sergilenecek ve madencilere "defolun dağlarımızdan" denecek.

Bayramiç Yeniköy'den Kar manzaraları ve etkinlik fotoğraflar için ... basınız.

Sevgiler,
Balıkçı
 

12 Ocak 2012

Bir Kitap

"Üniversitede okurken ailemden iki eyalet ötede yaşıyordum. Bir hafta sonu haritayı iyice inceleyip, genellikle kullandığımız yoldan farklı bir yoldan da eve gidebileceğimi fark edince, Kentucky'ye sonuçta daha kısa olduğu anlaşılan o yolu kullanarak gittim. Evde kaldığım süre boyunca da önüme gelen herkese yol bulma konusundaki dehamdan bahsedip bu yeni yol sayesinde otuz yedi dakika kazanmış olduğumu anlattım. Dedem sonunda dayanamayıp "Otuz yedi dakika" diye dalga geçti. "On beşini bize bunu anlatarak harcadın bile. Geri kalan yirmi iki dakikayla ne yapmayı planlıyorsun peki?"

Hmm. Zamandan kazanma dininin beni bir yemeği aceleyle tıkınmaya ya da bir işi çabucak bitirmeye, kapıdan koşa koşa çıkıp bir sonraki görevin başına koşmaya zorladığı her seferde aklıma gelen bu soruya hala bir cevap bulabilmiş değilim. Bu kadar koşturmaca, bazen hayatın sıfıra eşit bir denklem olduğu gerçeğini gözden kaçırmamıza neden olabilir..."

Bir kitap tavsiyesi:
Hayvan, Sebze, Mucize - Barbara Kingsolver

8 Eylül 2011

İhtiyaç Listesine Ek ve Düş Gibi Planlar...

Dostum Savaş, ihtiyaç listesine bir ek yapmış: "İstek"
Sahi, istek olmalı ki amaçlardan bahsedebilelim.

Kuzey Ege'de bir tarlamız oldu. Öyle çok ince araştırmalara girişmemiştik. Biraz kısmet oldu, ya da rastlantı olmayan rastlantılara bıraktık seçimi ve direnmedik.

Toprağı tarım ilaçlarına henüz kurban gitmemiş, verimli. Rant kurbanı sahillere yakın değil ama uzak da sayılmaz. Çevrede ekolojik tarım yapanlar çoğalmakta. Köylülerimizin çoğu hala gerçek köylü, kadim bilgi var, gelenek var. Altın madeni tehdidi gerçek bu bölgede. Sondajlar yapıyorlar birçok yerde, bize çok yakın olmasa da. Tehdit edilmeyen yer mi kaldı diye düşündük. Bugün değilse yarın, ya maden, ya yol, ya turizm, ya rant her kapıyı çalıyor. Direneceğiz, direnmeye destek olacağız. Direnmek için de iyi bir yer.


Amaç 8-10 yılda, büyük ölçüde kendine yeterli bir yaşam mekanı kurmak. Permakültür ve doğal tarım uygulamaları konularına olan ilgimizi derinleştiriyoruz. Dünyada birileri, tüm canlıları tehdit eden mevcut küresel düzenden ayrılma ve farklı yaşayabilme becerisini gösterebiliyorlar. Bu tür örnekler ve komşularımız bize güç veriyor.

İhtiyaçlarımızın, aslında lüzumsuz, bir sürü mal ve hizmet olmadığını anlıyoruz artık. Bütün maskelerin altında, kısacık bir ihtiyaç listesi olduğunu daha iyi kavrıyoruz. Maskeler insanları istemedikleri yerlere götürüyor halbuki.

Zor bir dönem var önümüzde. Aradayız. Dönüşüm için güçlü olmalıyız.
Şimdi ihtiyacımız olan "istek" ve şükür ki ona sahibiz.

29 Ağustos 2011

İhtiyaç Listesi

1- İyi hava
2- İyi su
3- İyi yemek
4- İyi barınak
5- İyi insan ilişkileri
...

sonunda bu önemli ihtiyaç listesi için (gerçekten) bir şeyler yapmaya başladım :)

2 Temmuz 2011

Mozaik Pasta... ama margarinsiz ve de en bir nefis!

Malzemeler:

- 2.5 paket kavrulmuş petit beure bisküvit
- 1 küçük kutu krema (Tikveşli tercih ediyorum,diğerleri sulu çıkıyor)
- 1 su bardağı süt
- 4 paket (kare) bitter çikolata
- 1 yumurta

Yapılışı:

- Sütü kaynama ısısına yakın ısıtın, ateşten alın.
- Kremayı katıp karıştırın.
- Çikolataları parçalayarak ilave edin ve eritin.
- Yumurtayı önceden çırparak ilave edin ve iyice karıştırın.
- Yine önceden kabaca ufalanmış bisküvitleri ekleyerek güzelce yedirin.
- Şekilini vermek istediğiniz kabın tabanını naylonla kaplayın ve karışımı buraya döküp kaşıkla bastırın.
- Üzerini de naylonla örtüp bir ağırlık koyun (tabak gibi).
- Derin dondurucuda bir gece bekletin.
- Ertesi sabah buzdolabına alın. Birkaç saat sonra servise hazırdır.
- Servis edeceğiniz tabağa, naylondan çıkararak alın ve üzerine pudra şekeri serpin (pudra şekerini servisten hemen önce serpin, çabuk eriyor).

Afiyet, şeker olsun. Yerken bizi anın...

21 Nisan 2011

Göçmen Motorlar 5 - Fethiye

Mart 2011 - Adına Göçmen Motorlar dediğimiz bu haftasonu gezilerinin her birinde sanki kaldığımız yerden devam ediyoruz hissine kapılıyoruz. Adeta Datça'dan dönüp tekerimizin tozuyla Göçek geçidini aştık. Sanki o akşam İstanbul'da bir çalışma gününden gelmiyorduk, aradan üç şehir haftası geçmemişti ve yol hep devam ediyordu...

20 Nisan 2011

Göçmen Motorlar 4 - Datça

Şubat 2011 - Şimdiye kadar hiç bu kadar uzun bir tatile çıkmamıştım! Tatil kesintisiz devam ediyor sanıyorum sık sık. Beynin yarısı işe gidiyor, yapması gerekenleri düşünüyor, endişeleniyor, mantık kuruyor. Diğer yarısı ise tatilde.

Tatilci bilincin elinde güçlü kanıtlar var, alttaki yeni gezi fotoğrafları gibi. Aralıktan beri gezildiğinin kanıtları bunlar.


Bu kez rotada Datça vardı. Yıllardır Şubat'ta, badem ağaçlarının çiçek açma vakti gitmek istediğimiz özel bir coğrafya...

2 Şubat 2011

Göçmen Motorlar 3 - Dalyan, Köyceğiz

Ocak 2011 - Göçmen motorlarımızla 3. buluşmamızda, Dalyan ve Köyceğiz'in neredeyse tüm yollarından geçtik, manzaralarını her açıdan seyrettik ve gördüklerimize hayran kaldık.

Buyurun, bir de siz bakın...